Hayatımızın en önemli parçalarından biri ilişkilerimizdir. Fakat sağlıklı ilişkiler kurmak ve bu ilişkileri dengeli bir şekilde sürdürmek için kişisel sınırlarımızı belirlememiz ve sınırlarımıza saygı gösterilmesini sağlamamız gerekir.

Fiziksel, duygusal, zihinsel, sosyal, dijital ve finansal sınırlarımızı korumak psikolojimiz için oldukça önemlidir. Ayrıca dengeli sınırlar koymak bize bağımsızlığımızı kazandırırken, sağlıklı ilişkilerimizi de güçlendirirler.

Sınır koymak yetenek değildir, sonradan öğrenilir. Peki, sınır koymayı nasıl öğreniriz yahut çocuklarımıza nasıl öğretiriz?

1) Erken Çocukluk Dönemi:

Bu dönemde çocuklar sınır kavramını genellikle ebeveynlerinin onlara koyduğu kurallarla öğrenirler. Ebeveynlerinden duydukları ‘hayır’ kelimesinin anlamını öğrenir ve kullanmaya başlarlar. Bu durumda ebeveynler çocuğun bireyselliğini destekleyerek ve onun sınırlarına saygı göstererek sağlıklı sınır koyma becerisinin temelini atabilirler. Örneğin; çocuğa zorla sarılmak ya da öpmek yerine çocuktan sarılmak ya da öpmek için izin istemek ve izin vermemesi halinde buna saygı göstermek, çocuğa böyle doğal bir hakkı olduğunu öğretecektir.

2) İlkokul Dönemi:

Bu dönemde sosyal çevresi genişleyen çocuklar başka insanların da sınırları olduğunu öğrenmeye başlarlar. Çocuklar, ebeveynlerinin diğer insanların sınırlarına da saygı gösterdiğini görmeli ve bilmelidirler. Diğer insanların sınırlarına da saygı gösterildiğini bilmek sınırların kabul edilmesi gereken doğal kurallar olduğunu öğretecektir. Aynı zamanda ebeveynler, çocuklarının çevresi hakkındaki duygu ve düşüncelerini dinleyerek anlamaya çalışmalıdırlar. Bu dönemde de çocuklarının sınırlarına saygı göstermeleri oldukça önemlidir.

3) Ergenlik Dönemi:

Bu dönem bireyin bağımsızlık arayışına girdiği ve kimlik gelişimin hızlandığı bir dönemdir. Bu dönemde sınır koyma becerisi şimdiye kadar öğrenilenin üzerinde daha da gelişir. Sağlıklı sınır koymayı öğrenmemiş çocuklarda fazla uyum sağlama ya da fazla agresif tepkiler verme gibi sınır koyma problemleri gözlemlenebilir.

Sınır koyma becerisi küçük yaşlarda öğrenilmeye başlansa da gelişimi hayat boyu devam etmektedir. Sağlıklı sınır koymada sorun yaşayan bireylerde; hayır demekte zorlanma, başkalarının isteklerine aşırı uyum sağlama veya sınır ihlallerine fazla açık olma gibi durumlar gözlemlenebilmektedir. 

Sağlıklı sınır koyma becerisi; çocuklarda oyun terapileriyle, ergen ve yetişkinlerde ise çeşitli terapi yöntemleri ve bilinçli farkındalık çalışmalarıyla öğrenilebilir ve geliştirilebilir.    


Stj. Psikolog Deniz Aytemiz